| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | lag behind f. | geri kalmak | ||
|
Therefore, our priority and focus is on the regions that are genuinely lagging behind in their development. Bu nedenle önceliğimiz ve odak noktamız, kalkınmada gerçekten geri kalmış bölgelerdir. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | lag behind f. | geride kalmak | ||
|
Parliament should also have given its opinion some time ago, but we always lag behind on these issues. Parlamento da görüşünü bir süre önce bildirmeliydi, ancak bu konularda her zaman geride kalıyoruz. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | lag behind f. | geride kalmak | ||
|
Parliament should also have given its opinion some time ago, but we always lag behind on these issues. Parlamento da görüşünü bir süre önce bildirmeliydi, ancak bu konularda her zaman geride kalıyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | lag behind f. | -den geri kalmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | lag behind f. | arkada kalmak | ||
| Öbek Fiiller | lag behind f. | ayak uyduramamak | ||
| Öbek Fiiller | lag behind f. | geriye düşmek | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | lag behind f. | nal toplamak | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | lag behind in something f. | geride kalmak | ||
| Öbek Fiiller | lag behind in something f. | geriye düşmek | ||
| Öbek Fiiller | lag behind in f. | geriye düşmek | ||
| Öbek Fiiller | lag behind in something f. | gerisinde kalmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | lag behind in the market f. | pazarda geride kalmak | ||